ABD'nin UCM Taraf Devletler Kurulu'ndaki konuşması Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Aralık 2009 00:42

 

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Lahey’de düzenlenen Uluslararası Ceza Mahkemesi Taraf Devletler Kurulu’nun 8. Oturumu’nda 19 Kasım 2009 tarihinde yapmış olduğu konuşma metnidir.

Çeviren: Özlem ALTIPARMAK

 

Taraf Devletler Kurulu Konuşması

Stephen J. Rapp

Savaş Suçları Sorunları Özel Elçisi- Amerika Birleşik Devletleri

 

Sayın Başkan teşekkür ederim.

 

Taraf Devletler Kurulu’nun bir toplantısına, gözlemci olarak ilk kez katılmakta olan Amerika Birleşik Devletleri Delegasyonu adına, sizlere seslenmekten memnuniyet duyuyorum. Kurul’un daha önceki toplantılarına katılmamış olsak da, temel insanlık yasalarına aykırı suçlar ve mümkün olan en ağır şekilde mahkûm edilmesi gereken suçlar karşısında sessiz kalmamış bulunmaktayız. Bilakis, eski Yugoslavya, Raunda ve diğer yerlerdeki, zor unutulacak vahşi suçlar konusunda hesap verilebilirliği desteklemek ve cezasızlığı sonlandırmak için, diğer devletlerle omuz omuza çalışmış durumdayız. Bugün özel ısrarla, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve diğer ülkelerdeki kabul edilemez cinsel şiddet suçlarını teşvik eden cezasızlığı sonlandırmak için çalışıyoruz. Ruanda için Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin eski savcısı ve Sierra Leone için Özel Mahkeme’nin eski amir savcısı olarak, kendi ülkelerinde ruhları parçalayan şiddetten sağ kurtulanlar ve kurtulamayanlar için adalet talep eden ülkemin üstlendiği tarihi rolden dolayı onurluyum.

 

Son yıllarda, uluslararası ceza mahkemelerinin sıra dışı kazanımlarına şahitlik ettik. Çalışmaları vasıtasıyla bu mahkemeler, dehşet veren suçlara, tarihi adaletle yanıt vermekle kalmamış, ayrıca eşit önemde bir başka şey daha gerçekleştirmişlerdir: mahkemeler, mağdurlar arasında adaletin sadece uluslararası mahkemelerde değil kendi ülkelerinde de sağlanabileceğine dair umutların beslenmesine yardım etmiştir. Bu sürecin pek çok ülkede bitişini izledik ve uluslararası adalet kurumlarının, kanunsuz şiddetle mücadele eden devletlerde, hesap verilebilirliğin ve hukukun üstünlüğünün inşasına yardım rolünü yürekten takdir ettik. Elbette, Birleşik Devletler Hükümeti, hukukun üstünlüğünün darmadağın olduğu ülkelerde, adaleti sağlamak için kapasitelerini geliştirmek, koruma ve hesap verebilirlik sistemlerinin kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olmak konularına büyük önem atfetmektedir. 

 

Aynı zamanda, Birleşik Devletler; belirli zamanlarda adaletin ancak uluslararası toplumun birleşerek sağlaması halinde gerçekleşebileceğinin farkındadır ve durumun gerektirdiği zamanlarda, eyleme geçilmesi konusunda kararlı olmuşuzdur. Birleşik Devletler bu prensibi akılda tutarak, Darfur’daki durumla ilgili soruşturma açılmasını cesaretlendirmiştir. Kısaca, Obama yönetiminin hukukun üstünlüğüne olan bağlılığı ve hesap verilebilirlik prensibi kesindir ve uluslararası ceza adaletini destekleme konusunda ülkemin tarihi geleneği ile aynı çizgidedir. Bu tarihi gelenek, Birleşik Devletler politikasının Nüremberg’e kadar uzanan ayırt edici bir özelliğidir.

 

Bu toplantıların daha önceki bölümlerinin yokluğumuzda gerçekleşmesi nedeniyle, burada çoğunlukla yapacağımız şey, dinlemek ve öğrenmek olacak. Bu toplantıdaki mevcudiyetimiz ve temsilcilerimizin pek çoğunuzla mümkün olduğunca iletişim kurmaya çalışacak olması, Mahkeme’nin çalışmalarını ve burada ele alınan meseleleri bizlerin daha iyi anlamasına yönelik ilgimizi yansıtmaktadır.

 

Bununla birlikte, bu kurul önünde bekleyen ve bizim özel bir önem verdiğimiz bir mesele üzerinde ülkemin kaygılarını paylaşmaktan geri durmayacağım: önümüzdeki yıl Kampala’da gerçekleştirilecek olan Gözden Geçirme Konferansı’nda görüşülecek saldırı suçunun tanımı. Birleşik Devletler’in saldırı suçu hakkındaki görüşleri iyi bilinmektedir ki bu görüşler, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi uyarınca Güvenlik Konseyine tevdi edilen, saldırı suçuna ya da tehdidine karşılık verme ve aynı zamanda, çerçevesi çizilmiş olan taslak tanımdaki yöntemlerle de bağlantılı olarak kendisinin özel rol ve sorumluluklarını yansıtmaktadır. Evvelce mevcut ve aynen devam eden görüşümüz, saldırı suçunun Roma Statüsü’ne dahil edilmesi halinde, mahkemenin yargılama yetkisi, Güvenlik Konseyi’nin saldırının gerçekleştiğine dair tespitini takiben mümkün olmalıdır.

 

Taraf Devletler Kurulu tarafından bu alanda şimdiye kadar sarf edilen yoğun emeğe saygı duymakla birlikte, pek çoğunuzun bu meseleye değinme ihtiyacı konusunda ifade ettiği kaygıları ve daha ötesinde, azami bir özenle, Mahkeme’nin kendisinin tarafsızlığını tehdit edebilecek politik bir girdaba kapılmaması düşüncesini biz de paylaşıyoruz.

 

Sekiz yıldan uzun süre görev yapmış bir uluslararası savcı olarak, evrensel vicdanı sarsan suçlarda en büyük sorumluluğu taşıdığı iddia edilen kişileri, kasıtlı olarak sivilleri ve savaşçı olmayanları hedef alanları yargılamanın ne denli zor olduğunu görebiliyorum. Soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç mağdurları için adalet sağlama konusunda yapılacak çok şey var. Onları yüzüstü bırakmamalıyız.

 

Bu toplantıdaki tartışmalardan öğreneceklerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Teşekkürler.